-seninle konuşmak özlenecek bir şey.
-konuşacak kimsen olmadığı için.
-gururunu okşaması gereken bir cümleye niçin bu kadar olumsuz bakıyorsun?
-gerçek olmadığına inandığımdan.
-inançların gerçekleri yok edebilecek kadar güçlü mü?
-onlar gerçeklerin üzerini örtebilirler.
-bu tam bir kandırmaca!
-kendi kendini kandırmayı başardığın sürece sorun oluşturacağını sanmıyorum.
-bu kabul edilemez.
-inançlarım kuvvetlendikçe, gerçeklik de değişecektir.
-peki ya değişen gerçekliğe ulaşıncaya kadar geçen süre?
-acı çekmeden zevk alamazsın.
-zevk almak için acı çekmek gerekir önermesini reddediyorum.
-konu dağıldı.
-kafamı karıştırıyorsun, düşüncelerini takip edemiyorum.
-onları takip edemediğin için seviyorsun.
-anlamadığıma hayranlık duyduğumu söylemekten çekinmemeni protesto ediyorum.
-üzülme sadece sende olan bir zayıflık değil bu.
-o halde sen de anlam veremediğin veya hızlı akan düşünceleri yakalayamadığında hayranlık hissi gütmeye başlıyorsun.
-yansıtıyorsun.
-üzerimdeki suçlamalar beni yoruyor.
-tartışmamak senin elinde.
-benim elimde olan hiçbir şey yok!
-yerine oturmalısın.
-tamam sakinleşeceğim, ancak beni daha fazla yorma.
-yorulmamak senin elinde.
-mümkün mü senden ayrılabilmek?
-değil.
-ne sana katlanabiliyorum ne de senden ayrılabiliyorum.
-seni bana bağlı tutan gerçekliği merak etmedim değil.
-öyle bir gerçeklik yok, sadece inançlarımın perdelediği acı gerçekler var.
-senin de perdelerin var.
-itiraf en güzel rahatlama yöntemidir.
-düşünce akışımı izleyemediğinden emin misin?
-bazen de önüne geçtiğim için kaçırıyorum seni.
-bana olan bağlılığını niçin bu raddede inceleme gereği duydun?
-çünkü sana olan kızgınlıklarım sana bağlılığımı olumsuz etkilemekte mi merak ediyorum.
-sonuç nedir?
-sonuç hiçbir zaman olmayacak. süreci merak ediyor musun?
-yorgun olduğunu biliyorum.
-bu kadarı kafi.
-bitirmek istiyorum.
-hay hay.
0 yorum:
Yorum Gönder