fac.to.tum i. [Lat. fac totum, her şeyi yapan; fac, yapmak anlamındaki facere'den ve totum, her şey, bütün anlamındaki totus'tan] Bir işte yapılması gereken tüm niteliksiz işleri yapan kişi, kahya, ayakçı.
4 Mayıs 2010 Salı
karışızm
var olmakla yok olmak arasında gidip geliyorum. her an gözden kaybolabilirim. nereye gittiğimi hiç kimse anlayamaz. ya da belki hep burada kalırım. fark edilmeyen varlığımla, varlığına değer katarım. agua fresca’yı dinlerim. sangit om’a selam veririm. neredeyim şimdi? bilemezsin. çok güzel bir yerdeyim. hayal dünyanın sınırlarını zorlamak istemiyorum. muhtemel anlamazsın. ama bil ki güzel bir yerdeyim. bu evrende de kaybolma ihtimalim var. ya da hala var olmaya çalışıyorum. çabalıyorum var olabilme adına. bir yandan da yok olma hevesim geçmiyor. bir türlü karara varamadım. kararlarıma söz geçiremiyorum. sanki kararlarımı ben vermiyorum. ihtimal dahilinde. karışızm felsefesinin temellerini atıyorum. attığım son temel olmasın. var olmayla yok olma arasında bir yerlerde var olmaya çalışanlara ithaf ediyorum karışızm’ı. bencilliğin içinde kıvranırken acı acı, karar verememenin acısını yansıtıyorum. aynaların kırıldığı an, bu an. soytarılık yapmadan çıkıyorum bilinmeyen evrenimden. geliyorum bilinen evrene. kesişen evrenlerimizi seviyorum, salt beni hayatta tutuyor diye.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder