hissettiklerini açıklayamayan insanların yazmalarını yasaklayacaklar. kelimelerine eklediği çekim ekleri nedeniyle, okunması zor insan sıfatı fişlerine eklenmişlerden olmak üzere yol alan şahısları da idam edecekler. hem ölüme hem de yasaklamaya karşı çıkmanlar ise bir ormana kaçacaklar. işkencelerin, fikirlerini açıklayan insanlara sunulan bir lütuf olduğu günlerin geride kaldığını düşünmek isteyecekler. dertlerini anlattıkları, yıllanmış çam ağaçları olacak o ormanda. ağaçlardan artakalan cılız gün ışığıyla nefes almaya çalışan otların üzerinde gezinecekler. ufak bir ışık gördüğünde baharın geldiğini sanıp açan çiçekleri, korumaya alacaklar. soyu tükenmekte olan hayvanları bulacaklar. onları yanlarına alıp, kurumaya yüz tutan gölün kenarına gelecekler. bir avuç tuz atıp suya, denize olan özlemlerini giderecekler. kar altında kalan toprağa ulaşabilmek için metrelerce kazacaklar. kazdıkça, gördükleri toprağın gerçek olduğuna inanmayacaklar. güvenleri sarsılmış bu insanlar, doğaya bile inanmayacaklar. ceplerinde duran, yalancı ışığa aşık olan çiçekler ve yanlarında hayvan dostları ile kuytu bir mağarada geçirecekler ilk gecelerini. gün aydınlanırken korkuyla açacaklar gözlerini.
-kısım bir sonu.
0 yorum:
Yorum Gönder