fac.to.tum i. [Lat. fac totum, her şeyi yapan; fac, yapmak anlamındaki facere'den ve totum, her şey, bütün anlamındaki totus'tan] Bir işte yapılması gereken tüm niteliksiz işleri yapan kişi, kahya, ayakçı.
22 Temmuz 2007 Pazar
yalnızlık
perdeleri kapattım ben. ışıklara söyledim fazla gözünü almayacaklar. koltuk hazır, temizlikçi senin için özenle temizledi. sen gittikten sonra bu koltukla kimseyi başbaşa bırakmadım. koynuna aldığı son insan sensin; doyasıya seviştiğini son put! duvarları gözlerine boyadım, benzetmelerime küfrederek rahatlaman için de en karmaşık olanlarını sundum sana. küfredince rahatlarsın, biliyorum. uzatmayayım sadece ve sadece senin olan köşeye geç otur. otur sadece. aah! yalnızlığım nasıl da özlemişim seni. su getireyim yorulmuşsundur. sarılmaya bile kıyamadım sana, dokunmaktan korktuğum, hayatım... çok uzak kaldık be yalnızlık, bu kadar çok özletmemeliydin kendini. insan yalnız kalıyor sen gidince. anlam karmaşası yaratmama sinirlenme, ben anlayabilseydim yazmazdım zaten. küfretsem de iyi yönünden düşün sen. yalnızlığına aşık olan şımarık bir gencim ben. iyi ki geldin yalnızlık, özlemişim ölesiye. rahat kıyafetler vereyim ister misin? üşüdüysen yakayım sobayı. yorgan getireyim mi yalnızlık, sarılır film izleriz; en romantik olanlarından. bir de yalnızlık ne var biliyor musun, aşık oluruz başka başka kızlara, erkeklere... filmlerden seçeriz en tatlı olanlarını. kıskanırım ben seni, evet film izlemeyelim yalnızlık, sevişelim şimdi... rahat mısın, üşüyor musun, nöbet tutayım geceler boyu başucunda. gecenin bir saati kalk su iste, koşarak getireyim. yeter ki gitme yanımdan yalnızlık. sen sensizlik nedir hiç bilemedin, o yüzden gittin hep. ben sen olmadan ne yaparım yalnızlık? ciğerlerim tükeniyor, duman geldi yatağıma geçen gece. dedi ki: “yalnızlık yok bu gece ben varım, sarıl bana.” ağız dolusu küfürler ettim. hayatımda hiç bu kadar küfrettiğimi bilmiyorum ben. boynumdan öpmeye başladı, saçlarımı okşadı. gözlerime baktı benim. göt. sonra direnmedim, ırzıma geçti öldüresiye. ciğerlerim yanıyor yalnızlık. seni kovduğum her saniyeye lanetler okuyorum. dünyanın en lanet insanı oldum. bir daha gitmezsin değil mi yalnızlık? ağızlarıma kara biberler sürdüm. çoğul bir insanım biliyorsun, hep çok oldum, abarttım bazen. benden binlerce var yalnızlık. şimdi seninle konuşan dizlerine kapanan onlardan sadece bir tanesi. seni en çok seveni. insanın içinde sadece bir tane insan yoktur derdim de gülerdin yalnızlık. boğuşuyoruz şimdi hepsiyle. it dalaşı yapıyoruz. denize düşen kaybedecek. kalan senin olacak. ben kalmadım yalnızlık, kalamıyorum, gidesim var bu dünyadan. ölüyorum yalnızlık. canını sıkmak istemezdim, sıktım biliyorum, bir hevesle konuşuyorum yalnızlık. iyi ki geldin be yalnızlık. sarılsana bana, uyumak istiyorum artık. yalnızlığına sarılıp uyumuş ve ölmüş desinler arkamdan. seni tanımayanlar intihar ettiğimi sansınlar. ben ikimizin birbirimizi öldürdüğünü bileceğim, gerisi boş. yalnızlık çıkar hadi yüzündeki maskeyi, sen de biliyorsun kim olduğunu... koltuk rahat mı yalnızlık, öpeyim mi ellerinden?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder