fac.to.tum i. [Lat. fac totum, her şeyi yapan; fac, yapmak anlamındaki facere'den ve totum, her şey, bütün anlamındaki totus'tan] Bir işte yapılması gereken tüm niteliksiz işleri yapan kişi, kahya, ayakçı.
24 Haziran 2007 Pazar
istanbul
kusura bakma, asla anlaşamadık seninle. kesinlikle senden kaynaklanan bir sorun yoktu. üzülsek de gerçekler bunlar, tüm çabalarımıza rağmen olmadı istanbul. beni sarmalayışın, gözlerimin içine bakışın, koynuna alışın, bazen aklımı başımdan aldıysa da, alışamadım sana. ayaklarıma kapandığın her anda tekmeledim seni istanbul. iki göğsünü açıp sunduğunda tüm kadınlığını alsam da, orta yerinden akan koca denizi içsem de, attım sene bir çöp gibi kenara sonunda. istanbul’la kavgalı olan her köy delikanlısının yaptığını yapmadım sana, belki de o yüzden oldu bütün bunlar. sen bana doğru koşarken, ben tüm kıvraklığımla geçtim gittim yanımdan. evine buyur ettin beni, kapından döndüm. bahçene bile girmeye utandım istanbul. çocukken topumu kesen amcalardan farkın olmadığı için de korktum aynı zamanda senden. korku ve nefret bir araya gelince neler olur bilmiyorum. ben hiç bilemedim sana dair. bak hiç duymadığın bir şey daha söyleyeyim, küstüm ben tüm içtenliğimle sana. ne kadar temiz duygularım varsa saldım üstüne, küssünler sana, ağlayalım hep beraber diye. senin beni sevmen benim için hiçbir şey ifade etmedi istanbul. tamam yeter, ağlama lütfen. gözyaşları gerçekleri değiştirebilecek olsa ben senin denizlerini taşırırdım, sen koynumda uyurken, gözlerini okyanuslarda açardın. bıyık altından gülümsediğini biliyorum ama kazanamadın istanbul, ben pes ettim. sen içindeki galibiyet kazanamamanın verdiği dayanılmaz acılara göğüs geredur, ben çoktan aştım dağları, gittim buralardan. hoş zaten senin içindeyken bile bulamadın beni. kalk ayağa, durma dizlerinin üzerinde. sen de biliyorsun senin suçun değil bu imkansız aşk. senin tek yanlışın sadece sen oluşundu. ben seni istemedim ki istanbul, ben onu istedim. senin tek eksiğin, o’ydu. seni hiç sevmedim istanbul. sen aslında en başından kaybettin bu amansız savaşı ve unutma ki istanbul savaşın sonunu sadece ölü adamlar görebilir. biz hiç ölmeyeceğiz, sonsuz bir savaş olacak bizimkisi, o olduğu sürece sen ve ben bedenlerimizi toprağın altına saklayıp kavga edeceğiz arka sokaklarda. bizimkisi ne aşk ne düşmanlık olacak böylelikle. sen onu almadan beni hiç yenemeceksin. bedenim toprağın altını özlüyor istanbul, açsana koynunu gireyim, usulca. uyumak istiyorum, ölmüş gibi...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder