3 Ocak 2009 Cumartesi

insan

-anlayamadıklarına anlam yükleyen,
-yüklediği anlamları başkalarının yorumlamasına içerleyen,
-güzel sözcüklerle litrelerce alkol almışçasına kendinden geçen,
-mutluluğu birkaç saniyede yaşanan bir duygu sanan,
-duygularını açığa vurmaktan kuduz köpek gibi korkan,
-duygularını açığa vuranları da şaşkınlıkla izleyen,
-“kaçıp gitmek geliyor içimden…” klişesini yaratabilecek kadar aptal olan,
-bebeklikten kalma bir huy olan ağlayarak istemeyi, kandırarak istemeye dönüştüren,
-kalıpları ve hatta abartmak gerekirse duvarları olan,
-bilen, bildiğini paylaşmayan,
-iyiliklerini saklayan, sakladıklarıyla mutlu olan,
-kendinde olmasını istediği şeylerin başkalarında olduğunu görünce kıskançlıktan damarları genişleyen,
-soru sormaktan utanan, utanırken de hırçınlaşan,
-sorulardan korkan, bu sebepten ezberlemeyi yeğleyen,
-başkalarının kendi adına düşünmesine değil de emir vermesine kızan,
-verilen emrin en azından açık bir tehdit olduğu gerçeğini unutup, fikirlerinin bulandırılmasının düşünce paylaşımı yaftasıyla kendisine yedirilmesinden haberi olmayan,
-üstteki iki maddeyi aynı potaya koyup bundan bir anlam çıkaramayan,
-“ıssız bir adaya düşseniz…” şeklinde cümleye giriş yapabilen,
-deneylerle hipotezler arasına sıkışmış hayatını, doğanın gerçeklerini görmeden/göremeden/görmek istemeden geçiren,
-okumayı sevmeyen, sevdiğini iddia eden, okuyorum diyen,
-yalan söyleyen ama yalan söyleyenlere çok kızan,
-günah işleyen ama günah işleyenleri ayıplayan,
-öldüren ama öldürmek kötüdür diyen,
-seven ama sevilmeyen, kendisini sevene acı çektirmekten anlamsız bir zevk alan,
-yaşamında kendisine bahşedilenlere nankörlük eden,
-daha fazlasını alabilmek için rakip sandıklarını ezen,
-rakipleriyle dostlarını ayırt edemeyen,
-anlamsız bir yarış (sadece ben mi anlam veremiyorum bilemiyorum) içerisine girmekten, anlamsız bir zevk alan,
-tekrar eden kelimelerden eşanlamlı sözcükleri kullanarak kaçınan bkz: bu satırdaki cümle,
-kendisinin tekrar etmesini göremeyen ama hayatı monotonlaşmakla suçlayan,
-“kader varsa ve tanrı yazıyorsa benim yapabileceğim bir şey yok, kader varsa ve ben yazıyorsam suçlusu benim ama ya kader yoksa?” sorusunu soran,
-“küçük ve geçici mutluluklar, uzun ve kalıcı üzüntüler…” sözcüklerini yan yana dizip insanı ağlatan,
-güçlü olmayı marifet sanıp, gücü olmayanları ağlatan,
-ağlatmaktan haz alan, ağlayarak işkence eden,
.
.
.
varlıklara insan denir.

0 yorum:

Yorum Gönder